2018’e Veda Edip 2019’a Merhaba Derken..

2018’e Veda Edip 2019’a Merhaba Derken..

2018 Türkiye’de seçimlerin gölgesinde ve ekonomik türbülans ve global politik gerginliklerin etkisinde ciddi endişeler içinde geçerken 2019 birçok belirsizlikle ancak yine de insanın doğası gereği umutla karşılanmak üzere.

ABD’nin giderek sertleşen global ekonomi ve askeri politikaları, dünyanın birçok yerinde devam eden terör olayları ve Orta Doğu’da yaşanan politik değişim ve gerilimler 2019’a ciddi sorunların taşınmasına sebebiyet verdi. Ticaret savaşlarının, ekonomik yaptırımların ve bölgesel silah satışlarının etkileri bir yanımızda, tam bir stranç oyununa dönen dinamik Ortadoğu politikası öte yanımızda ister istemez iç politik dengelerimizi de ciddi olarak etkiledi.

2018 yılı ülkemiz için özellikle genel seçimin, ABD ile yaşanan Rahip Brunson gerginliğinin ekonomiye olumsuz etkileri ve yapılması gereken yapısal reformlarda geç kalınması sebebiyle döviz kurları, enflasyon ve faiz oranlarının bir önceki yıla göre iki kat artması ile sıkıntılı geçti. Bir tarafta aşırı borçluluk sebebiyle konkordato ilan eden firmalar, öte yandan büyümede yaşanan yavaşlama ve yatırım projelerinin devamlılığı için duyulan finansman ihtiyacı büyümekte olan sorunları ortaya serdi. Ekonomi alınan dönemsel tedbirlerle son çeyrekte toparlanma sinyalleri verse de yılın ilk 9 ayında yaşanan gelişmelerin etkilerinin sönümlenmesi oldukça zaman alacaktır.

Rusya ile ilişkilerin normale dönmeye başlaması, savunma sanayiinde yaşanan sevindirici gelişmeler, nükleer ve yenilenebilir enerjide atılan adımlar, yeni İstanbul havaalanı başta olmak üzere açılışı yapılan ve devam eden büyük yatırım projeleri ülkemiz adına 2018’in olumlu ekonomik gelişmeleri oldu.

Gayrimenkul sektöründe imar barışı adı altında gelen imar affı ekonomiye ciddi bir gelir sağladıysa da olası depremde yaşatacağı yıkım, yabancıya satış için verilen vatandaşlığa rağmen ipotekli konut satışlarında artan faiz oranları sebebiyle yaşanan ciddi düşüş, mevcut durumda düşük riskli olan ancak geleceği sorgulanması gereken konut kredilerinin VDMK ile ikincil piyasalarda işlem görmeye başlaması, avm’lerdeki ciro düşüşü, ofislerdeki artan boşluk oranları ciddi riskler olarak karşımızda durmakta ve sektörün geleceğini riske etmektedir.

Özellikle tapu sahibi olmak yerine gayrimenkul fonlarına ortak olmak, konut kredisi yerine gayrimenkule dayalı bireysel emeklilik ile uzun vadeli olarak konut edinmek, şirketlerin kullandığı kredilere alternatif müşareke fonu kurarak daha çok şirketin halka arzını sağlamak ve büyük çaplı projeleri sermaye piyasası yatırım araçları ile fonlayarak bireysel emeklilik birikimlerini bu alana kanalize etmek, sektörün önünü açacak en temel ve doğru adımlar olacaktır.

Şirketlerin yeni döneme ayakta kalabilmeleri ve varlıklarını gelecek nesillere taşıyabilmeleri ancak ciddi bir kültürel ve organizyonel değişimi ivedi bir şekilde başlatması ve dijital dönüşümü en kısa sürede hayata geçirmesiyle mümkün olacaktır.

2018’e veda ederken 2019’un bireyden topluma, şirketlerden devlet yönetimine bu dönüşüm hamlesinin başladığı ve başarılı bir şekilde yürütüldüğü bir yıl olmasını, toplumsal uzlaşma, adalet, birlik, beraberlik duygularının pekiştiği, liyakatın, üretimin, saygı, sevgi ve hoşgörünün, ahlaki değerlerin üstün tutulduğu bir sene olmasını diliyorum.

Sevgi, saygı ve selamlarımla,

Dr. Levent Sümer

31 Aralık 2018, 23.27 – İstanbul

Advertisements
Posted in İş Dünyası | Tagged , , , , , , , , , , , , , | Leave a comment

World Marketing Summit Istanbul-Pazarlama Zirvesi’18

Bugün İTO’nun düzenlediği Pazarlama Zirvesindeydim. Pazarlama duayeni Philip Kotler’in tüm oturumlarda konuşmacı olduğu bu önemli etkinlikte öne çıkan hususları aşağıda özetlemeye çalıştım:

Prof.Philip Kotler: Bazı ülkeler bazı özellikleriyle öne çıkar, örneğin Fransızlar özgürlük konusunda, Alman ve Japonlar sistem ve düzenleriyle anılırlar. Türkler olarak siz hangi özelliğinizle anılırsınız? İstanbul deyince tarih ve gizem akla geliyor. İspanya’nın Bilbao şehri yöneticileri, şehrin tanıtımı için kendisinden destek istediğinde şehre ait bir başyapıtın olması gerektiğini ve Japon turistleri çekebilecek bir müze tasarlamalarını önermiş. Bilbao şehri yapmış olduğu muhteşem müzeyle bugün çok sayıda Japon turisti ağırlıyor.

Levent Çakıroğlu: Beko’nun global marka olma serüveninde yeni pazarlarda büyüme stratejilerini düşük fiyat politikası ile pazara giriş ve tutunma çalışması sonrasında markayı üst segmente taşıma (-ki zor ve uzun bir yol) aynı zamanda lokal şirket satın alma (-ki pahalı bir yol) olarak aktardı. Philip Kotler buna ilave olarak inovasyonu ekledi.

Prof. İlber Ortaylı: Marka şehir İstanbul’un şehir planlamasında ciddi hatalar yapıldığını, örneğin Haliç bölgesinin yerleşim yeri olması gerekirken eski fabrika ve gecekonduların yapıldığını, dünyada geçmişte ticaretin en eski şehirlerin Kayseri, İsfahan, Makedonya ve İtalya’nın Genoa gibi şehir devletlerinde yapıldığını anlattı. Geçmiş dönemde Türk tekstil endüstrisinin İstanbul’da doğru konumlandığını ve bu yüzden global pazarda başarılı olduğunu belirtti.

Dr. Şeref Oğuz: “Eğer bir arabaya 60 atı gelişigüzel bağlarsanız ve atların arabayı çekmesini isterseniz, arabayı hareket ettiremezsiniz. İstanbul’un en temel problemi sahip olduğu değerleri toparlayıp hedef gösterecek vizyon, strateji ve planlama eksiğidir. Google’da New York için resim arandığında sonuçlarda 19 milyar resim çıkarken İstanbul için 19 milyon çıkıyor, bunun da büyük kısmını yabancılar yüklemiş. Kendimizin değil kentimizin resmini çekmeliyiz.”

Prof. Dominique Hanssens: Bir ürünün marka olabilmesi için kalite, fiyat ve sürdürülebilirliğinin yanında eğlenceyi de içermesinin önemli olduğunu, Beko’nun UNICEF ve Barcelona Futbol Kulübü ile yaptığı reklamda bunu başardığını ifade etti.

Prof. Mark Oliver Opresnik: Hollanda’nın ABD Başkanlık seçimleri sonucu kendi ülkesini “ti”ye alarak ve “America First, Netherland Second” sloganıyla yaptığı komik videonun birkaç gün içerisinde 27 milyon kişi tarafından izlendiğini, Hobbit başta olmak üzere Yeni Zellanda’nın pazarlanmasında filmlerin büyük rolü olduğunu ve youtube’ta 333 videosu bulunduğunu, Londra’nın kendine ait youtube sayfası olduğunu belirterek dijital pazarlamanın ve sosyal medyanın çok önemli olduğunu ve müşteri beklentilerinin doğru okunması ve ona göre çözüm üretilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Prof. Moran Cerf: Nöro pazarlama uzmanı Prof. Cerf, şehirlerin marka şehir olarak kurgulanması sürecinde kentlere de birer ürün gözüyle bakmamız gerektiğini ve markalaşma argümanlarının şehirlerde de aynen geçerli olduğunu aktardı.

Özetle İTO bu önemli zirveyi düzenleyerek çok başarılı bir işe imza atmış. Başkan Şekib Avdagiç Bey’i, emeği geçen tüm ekibi ve Ömer Şengüler Bey’i tebrik ediyorum. Umarım bu zirvede konuşulan hususların ülkemizden nice global markalar çıkarılmasına faydası olur.

Prof. Kotler’in bizim hangi özelliğimizle ön plana çıkabileceğimize yönelik sorduğu soruya hep birlikte geçmişte olduğu gibi bugün de “adalet, temizlik, saygı ve hoşgörü” diyebilmek ve bunu dünyaya pazarlayabilmek umuduyla..

 

4 Aralık 2018, İstanbul

Posted in Eğitim ve Konferanslar, İş Dünyası | Tagged , , , , , , | Leave a comment

Gayrimenkul Sektörünün Gelecek Vizyonu

Posted in İş Dünyası | Leave a comment

Atatürk’ten Mektup

ATATÜRK’TEN MEKTUP

Göçüp gideli dünyadan neredeyse bir asır olacak

Bitiremediniz hala hakkımda tartışmayı

Elbet herkes bir gün toprak olacak

Anlayamadınız gerçekten bu büyük davayı

Sizler gibi bir faniyim ben de

Rabbim Allah, peygamberim Hz. Muhammed

Hatalarım oldu elbet benim de

Sorgu yeri mutlak mahkeme ahiret

Bazı sözler söyledim doğrudan bana ait

Bazıları belki uydurma gerçekten

Kiminiz bana yükledi haşa kutsiyet

Kiminiz beni ilan etti dinsiz bilmeden

İsmim ha Mustafa olmuş ha Kemal

Bana ister Atatürk deyin ister Gazi

Ortadayken dünyada bu ahval

Hatırınızda olsun her daim mazi

İstemedim bu memlekete bir an olsun zilliyet

Bir an olsun kaybetmemişti vatanımız hürriyet

Bu milletin tek derdiydi milliyet

Bildiğim tek çıkış yoluydu cumhuriyet

Her yıl vefat günümde çoğunuz beni anmakta

Kiminiz ayakta kiminiz Fatiha okumakta

Lütfen dönüştürmeyin beni artık puta

Benim de inancım inanmak bir Allah’a

Sürekli didişmede, birbirinizi yemede

Düşmanlar çevremizde, terör iliklerimizde

Tek çıkış yol birlikteliğimizde

Formülü basiret ve ferasette

Dördüncü endüstri devrimi yolda

Çin ekonomisi dünyada ilk sırada

Avrupa yeni milliyetçilik akımında

Türkiyem siz söyleyin şimdi hangi sularda

Sadakat önemli peki ya liyakat

Dürüstlük kadar önemli çalışkan olmak

Hedef doğru büyük ülke olmak amma

Nerede kaldı iyi insan olmak

Şimdi kavga değil iş yapma zamanı

Düşmana karşı tetikte olma anı

Toprak olmuş bu faniyle uğraşma değil

Birbirinizi sevme sayma anlama zamanı

Yenikapı’da bir ruh yakaladınız

Sivas’ı Erzurum’u Amasya’yı anladınız

Vatan aşkı her daim öncelikte

Öyleyse huzuru arayın birliktelikte

Adalet, sağlık, eğitim

Her zaman teknoloji ve üretim

Bilim ve inanç size yol göstersin

İmanınız sizinle olsun her daim

Dr. Levent Sümer

10 Kasım 2018

Posted in İş Dünyası | Leave a comment

Dolar Düşerken..

Dolar Ağustos başında ABD’nin Rahip Brunson krizi ekseninde Türkiye’ye uyguladığı yaptırımlar öncesindeki seviyeye yaklaşmış durumda.

Rahip meselesinin çözülmesi ile hızla gerilemeye başlayan doların düşen tansiyon sebebiyle 5’in de altına düşmesi beklenirken erken seçim kararı alınan Nisan ayında 3.95, sene başında 3,76 olduğunu unutmamak gerek, yani aslında beklenti doların 4’ün de altına inmesi olmalı..

Dövizdeki bu düşme trendi iyiye işaret olsa da sadece son iki ayın enflasyon oranları toplamı %10, yıllık TÜFE’nin %25, faiz oranlarının %40 mertebesine ulaşması ve birçok firmanın aşırı borçluluk yüzünden batma tehlikesi ile karşı kaşıya olması veya daha kötüsü fiilen batmış olması oldukça endişe verici. Kritik soru, dövizdeki bu gerilemenin faiz ve enflasyonda normalleşmeyi ne kadar sürede sağlayabileceği ve bunun reel sektör ve vatandaşın alım gücüne nasıl yansıyacağıdır.

Bugün merkez bankası faizde indirime kalksa döviz tekrar yükselecek, politik olarak bir gerilim oluşsa daha da fırlayacak. O zaman ne yapmalı?

Türkiye’de şirketler, gayrimenkuller, ticari işletmeler hem aşırı borçluluk hem de artan kurlar sebebiyle hiç bu kadar ucuz olmamıştı. Politik istikrar ve düşük tansiyonlu dış politika eğilimi, yapısal ekonomik reformlar, üretim ve katılım ekonomisi, katma değerli ihracat, teknoloji odaklı bakış açısı, liyakat ve tasarruf esaslı yönetim anlayışı ile desteklenir ve şeffaflık, hesap verebilirlik, verimlilik ve sürdürülebilirlik eksenli bir bakış açısıyla perçinlenebilirse yakın zamanda gerek yurtdışı yatırımcıların yapacağı satın almalar, doğrudan ve dolaylı yatırımlar gerekse yerel firmaların yapacağı birleşmeler ve halka arzlarla sağlıklı bir ekonomik yapıya kavuşabiliriz.

Bu da ülkemizin yeni dönem hikayesi olur..

05 Kasım 2018, İstanbul

Posted in İş Dünyası | Leave a comment

Seminer Bilgisi

Türk gayrimenkul ve inşaat sektörünün son ekonomik ve politik gelişmeler ışığındaki güncel durumu ve gelecek vizyonu ile ilgili Kasım ayının son haftasında vereceğim seminere sınırlı sayıdaki ücretsiz kayıt için info@leventsumer.com adresine e-mail iletebilirsiniz. Kontenjan sınırlı olup tarih ve seminer salon bilgisi daha sonra paylaşılacaktır.

Posted in İş Dünyası | Leave a comment

Şirketlerimizi Nasıl Kurtarabiliriz?

www.linkedin.com/feed/update/urn:li:activity:6455114927144210432

‪Şirketlerimizi mali darboğazdan crowdfunding (kitle fonlaması) mantığını esas alarak ve BES ile entegre etmek suretiyle Müşareke Fonu kurarak kurtarabiliriz. Müşareke Fonunda kurulacak sektörel yatırım izleme ve değerlendirme komiteleri sayesinde işletmelerin nakit ihtiyacı sebebiyle borçlarını geri ödemede kendilerine kredi vererek daha da borçlandırmak yerine daha şeffaf, daha verimli ve etkin şirket yönetimlerine kavuşmalarını sağlayacak, ilerde bu şirketleri halka arz edilecek bir yapıya kavuşturacak, borsada işlem gören firma sayısını arttıracak bir sistem kurgulanabilir. Böylece çok daha fazla firma SPK mevzuatlarına tabi olarak daha başarılı işletmelere dönüşebilir.‬ Bu işletmelerin karlılıkları da kendilerine yatırım yapan yatırımcılara getiri sağlar.

Posted in İş Dünyası | Leave a comment