Ben Bu Bayramı Hakettim!

Ben Bu Bayramı Hakettim!

Gün boyu yemek yemedim, su içmedim ben şimdi oruç mu tuttum?

Gözüm, ellerim, beynim, kalbim ve tüm uzuvlarım da oruç tuttu mu?

Kaç kez teravih namazına gittim, kaç sayfa Kuran okudum?

Kaç rekat namazı hakkıyla eda ettim, okuduğum hangi ayeti hayatımda uyguladım?

Kaç muhtacı soframa davet ettim, kaç yoksulla iftar sevinci paylaştım?

Zengin iftar sofralarında kaç kez fakirleri düşünüp yemekler boğazımda düğümlendi?

İftar saatinde bize hizmet veren kaç garsona, acaba orucunu açtı mı diye sordum?

Bombalar ve zulüm altında hayatlarını yitiren kardeşlerimiz için gözümden hiç yaş aktı mı? kalbim hiç ürperdi mi?

Hangi yanlış davranışımı düzelttim?

Hangi yeni güzel davranışı kendime huy edindim?

Kaç kişiye orucun faydalarını anlattım ve oruca teşvik ettim?

Kaç kez tefekkür ettim, nefsimi hesaba çektim?

Kaç gece yemek için değil de ibadet için uykusuz kaldım?

Hasılı ben bu Bayramı hakettim!

This entry was posted in Tefekkür and tagged , , , , , , , . Bookmark the permalink.

3 Responses to Ben Bu Bayramı Hakettim!

  1. Engin says:

    Eleştiri yok 🙂 Ağzına sağlık. Ramazan ayının gözle görülür en açık noktasının trafikte çılgınca iftara yetişmeye çalışan katil adayları, herşeye çabucak sinirlenen, pimi çekilmiş bomba gibi etrafta dolaşan, sigarasızlık başına vurmuş tiryakiler ve uzun ve sıcak günlerde gergin olmaya, öfkeli olmaya hatta saygısız olmaya mazeret olarak oruç tutmayı kabul eden ve etrafta insanlara öfke saçan tiplerin varlığı olduğunu düşünüyorum.
    20 yıl önce Ramazan’ın gelmesini dört gözle beklerken, İstanbul trafiğinde motosiklet kullanan biri olarak artık bir an önce kazasız belasız bitmesini bekler oldum.

    Keşke yazında belirttiğin hususların bir kaç tanesini bile insanlar düşünse diyeceğim ama hiç sanmıyorum.

  2. Levent kardeşim;

    “Sahici” olmanın, “gerçek” olmanın, “klişe söz ve tavırlardan” uzak olmanın en çok anlam kazandığı zaman dilimidir mübarek Ramazan, değil mi? Onun içindir ki, değerine binaen Kadir Gecesi’ ni ihtiva etmek imtiyazına sahip olmuştur. Yazıktır ki (çok sık kullandığım şekliyle) “-mış gibi yapmak” illetinden kurtulamamışsak eğer bu değerin bereketinden çok az nemalanabiliyoruz. Yüce Dergah’ a ulaşan elbette ki açlığımız ve susuzluğumuz değil. Bunu en iyi bilenler olması gereken müslümanların, bu temel düsturlardan bu kadar uzak olmaları günümüzün en büyük “israfıdır”, hem kendileri hem de tüm insanlık adına. Ne olursa olsun, bizim birincil sorumluluğumuz kendimizi “Bayram’ ı hakedenlerden biri haline” dönüştürebilmek. Kendimizle olan büyük savaşta Allah yardımcımız olsun, çünkü ancak bu savaşı kazanabilirsek bu coğrafyadaki savaşları bitirmiş olabileceğiz.

    Selamlar, Kandil’ imiz hepimize mübarek olsun…

  3. Pingback: JURNAL 13… HAKİKATEN İNSANLIĞINIZ BU MU.?! | LÜTFULLAH KUTLU

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s